
| Name: | Kommentar: |
|
Ben Türküm Bire
Sen kendini nasıl istersen tanıt Ben Türküm , ben Türküm, ben Türküm bire Nerde istiyorsan bir istan kurdurt Ben çakıl tanesi veremem bireee.. Hep biriz dedikce ayrıyız dedin İşte şöyle böyle, gayrıyız dedin Ben kucak açtıkca sen debelendin Bende sabır taşı değilim bireee. Sen yılanın başı olduk , ayrıkcı Münafık çoğaldı, baş kaldırıcı Ben Türküm deyince adımda ırkcı Ne güzel türküymüş Türk olmak bireee.. Yesevi, Mevlana, Yunusla bir bir Nicesi beraber, Hacı Bektaş pir Karaca oğlan, Köroğlu sevda eridir Sevda da, muhabbette bendedir bireeee... Leylamda var, Aslımda var , şirinim Mecnun oldum, Ferhat oldum, Keremim Türk soyluyum (Oğluyum) sevdimmi ne severim Düşmana da yavuzumdur pek bireeee... Kopuzumla geldim bağlama çaldım Kanun, mey derken gönüle daldım Mehteranlar kurup koca nam saldım Kalyonlarla dağlar, düzledim bireeee... Benim sonum için ne senaryolar Ne dümenler döndü nice planlar Yedi düvel geldi, Allahsız küffar Denizler kanlara şahittir bireeeee ... Sebep şudur haniii bunları demem Üç beş çabulcuya, ben aman vermem Sukutu severim, insana sövmem (Söğmem) Ammaa hainlere, amma teröriste tam öyle bireeee... Sözüde sövmeye getirdik hanii Ucuda kaçmasın toplayım geri Anlarsanız bu size bir uyarı Aslanlar başını kaldırdı bireeee... Velbert / Almanya 27.02.2007 |
|
|
ÇAKAL MECLİSİ
Boş teneke çok ses çıkarır derler Çakal meclisinde toplantımız var Kızdıkça öfkeden çok haltlar yerler Çakal meclisinde toplantımız var Çakallar çok birbirinden hünerli Acıkınca yer etini dönerli Fırıldak hem inat sırtı semerli Çakal meclisinde toplantımız var Yılışıp geliyor hele birisi Leşi makbul para etmez dirisi Bunlar Kangal cinsi itin irisi Çakal meclisinde toplantımız var Besili çakalın az boyu kısa Hep yapar işleri aykırı usa Çok ukaladır tanımaz yasa Çakal meclisinde toplantımız var Küçük çakal büyük çakal hepsi bir EZGİLİ zamanla düzelir devir Cahil sürüsünde çok olur kibir Çakal meclisinde toplantımız var Halkozanı Ezgili Kevser |
|
|
Sayın site yöneticisi Haydar Erdoğan beyefendiye şahsıma gösterdiği ilgiden dolayı çok teşekkür ediyorum. Uzun süredir sitenize şiir yazamadım. Bundan sonra zamanım el verdikçe şiirlerimi siteniz aracılığı ile yöre halkınızla paylaşmaya çalışacağım. Sitenizi çok beğendim bunu da yeri gelmişken söylemek istiyorum.Başarılar diler saygılarımı sunuyorum.
TÜRKİYEM Ne eğitimin ne kültürün kaldı Aydınların hala sürgün Türkiyem Cazı popu başta yerini aldı Ozanların sana dargın Türkiyem Ekonomin onmaz derin yaralı El koydu olaya dünya kıralı Takiben gönderdi icra sıralı Ekonomin bozuk durgun Türkiyem Yasaları birbir dizdi SARALI Uygulayanların hepsi buralı Bir avuç insanı etti paralı Bankaların talan vurgun Türkiyem Sırayla satılık verimli KİT.ler Yedikçe yiyor da doymuyor Bitler Korkusundan sinmiş kimsesiz fertler Vatandaşın sessiz yorgun Türkiyem EZGİLİ KEVSER im bu eza niye Adam sen de boşver hep diye diye Ülke oldu IMF ye hediye Daha merhem tutmaz sargın Türkiyem Halk Ozanı Ezgili Kevser Çorum Not: Sara: Bir çeşit sinir hastalığı Bitler : Asalaklar anlamında kullanılmıştır. |
|
|
KALDIRIN BASLARINIZI YUKARI...
Dostlarım kardeşlerim canlarım Kaldırın baslarınızı Suçlular gibi yüzünüz yerde Özünüz darda durursunuz Kaldırın baslarınızı yukarı Size göz verildi gözleyin diye Dil verildi söyleyin diye Kulak verildi dinleyin diye El gövde de kaşınan yeri bilir Dert sizde derman ellerinizdedir Gün gül ile barışmalı Kardeş kardeş duruşmalı Koklaşmalı söyleşmeli Korka korka yasamak ne Kanadık toprak olduk Çekildik bayrak olduk Döküldük yaprak olduk Geldik bu güne Ekmeği bol eyledik Acıyı bal eyledik Sıratı yol eyledik Geldik bu güne Ekilir ekin geliriz Ezilir un geliriz (Bize ölüm ne?) Bir gider, bin geliriz BİZ HALKIZ YENİDEN DOĞARIZ ÖLÜMLERDE |
|
|
38_yasalti burunviranlilar dernegi yazi kurulu Wohnort: kanakenland |
eylülün sesi
"baylar! iki bin besdeyiz karsinizda eylülün sesi agustos cekildi, eylülün sesi birazdan konusacak -bu dünyada az bilerek yasamak can sikici bir seydir baylar- tepelerde bulamaclarin kahverengi eridigi eriyip sari sari aktigi bir mevsim bir sat gibi islerken avucumuzdaki güz cicegi yosunlarin kapilara usulca tirmanip yerlestigi yani eylülün sesi, buysa cok iyi baylar. yaz gecdi, sözgelimi midyelerden yorulduk eni boyu belirsiz bir islakliktan upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden eylül ki, sorabilir mi hüzünler ic kamastiriyor, asklarsa niye yoksul bir asfaltin kuru sicak sogundayiz oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar. dahasi bu dügmesiz giysileri söylece giymek bir boslugu giyinmek mi olur olsun iste karsimizda eylülün sesi ekimin sesi sonra yagmurun esliginde cocugunu emziriyor yaz bundan böyle gündüzlerimiz nasil gececek baylar. hersey o kadar dokunakli ki eylülsem, istemeden kiriliyorsam bazen daginik, renksiz bir mozayik gibiysem üstelik yalnizsam birde -telefonda kus sesleri- aynalardan duvarlara bir üzünc akintisi bu dünyada cekingen olmak cok iyi bir seydir baylar. sonra bir kir kahvesi kendini okurken masalari toplanmis, bardakalri toplanmis tam kendini okurken derim ki bir semti iyi tanimak kadar iyi tanimali dünyayi acin radyolarinizi: eylülün sesi bu dünyada can sikintisinin bir baska anlami var baylar. elmalar silik silik kirmizi artik -olsun- gözlerimiz tozlanmis, kirli gizlisi yok, bu dünyada böyle sikilmak iyi sikilmak iyi baylar biz hazir tuttukca böyle ici yanginda alev alev disi buz tutmus kalplerimizi." 38_yasalti burunviranlilar dernegi yazi kurulu sanat departmani -bir kanak attak kurulusudur- |
|
Adnan Tunç Wohnort: frankfurt |
EYLÜLÜ KAÇIRMAYIN Akşamdan yağmur yağmış belli Bitkilerin tümünün üstünde ıslaklık. Güllerin taç yaprakarında,henüz toprağa düşmemiş billur su taneleri, Gül üstüne inciler dizilmiş ğibi duruyorlar. Yaşamı geldiğince yaşamak. günü yüreğine çevirmek. Akşamı sabahla yuğurmak. Kadınınızın yüzündeki şiire sevginizi demliye demliye dokunmak. Çocuğunuzun coşkularında balon olmak. Yaşınız kaç olursa olsun, ayaklarınızın son takati ile sevinci yaşamak için hep koşmak. Kaç bahar kaldı önümüzde. Kim bilir Yaşlanmak. Kimdir yaşlı ? Yada nasıl bir anlam yaşlılık. Eğer ömrünüz seksenlerde ise, elinizde,bahar sayılırsınız. Gözünüzün gördüğü,elinizin dokunduğu, ayağınızın yürüdüğü ve gönlünüz sevğilerle coştuğu sürece, ne yaşı? kimin yaşı ? Giden baharlara el allamak. Ve uğurladığınız her baharla buluşacağınıza inanmak. Yeterki baharlar kendince gitsin. siz onu kaçırmış olmayın. EYLÜL,yağmur,çamur, geçti gitti. Varsın öyle olsun. Ekim Eylülün muhabbetiyle sarıyorsa bedenimizi Eylüller sevgilerin karşısında durur. Yeterki siz umudunuzu kurutmayın. Yaşama en büyük ihanet, artık bir şeylerin bittiğini sanmak..... Sevgi kaçamaklarında eylülleri kovalamak. Doğanın başladığı yere koşmak Eylülü Ekimde yakalamak. Siz siz olun hiç bir eylülü sevğisiz uğurlamayın. Bahar doğru yaşanılmış eylüllerden kopup gelirse, Ömrünüzü hiç ziyan etmemiş olursunuz. Unutmayın, En doğru bırakıracağınız sevinçler, Yarattığınız sizin olan,size olan Özgür olan mutluluklardır. Adnan Tunç . Frankfurt Kaynak.Eylülü kaçrmayın köşesinden |